|
ZEUS ALTARI (SUNAK)
Gargara (Küçükkuyu ); sırtını, denizden
aniden yükselen, zeytin ağaçlarıyla süslenmiş Gargaran tepesine dayar.
Gargaran tepesi de, eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar
sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Altarı'na (Sunak) ev sahipliği yapar.
Eski Yunanlılar, savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan
kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle
tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi.
Taş duvarlarla örülen küçük bir oda kadar
olan; içinde su bulunan sarnıç, halk arasında Zeus Mağarası olarak
bilinmektedir. Sarnıca inen taş merdiven, günümüzde yıkılmış durumdadır.
Zeus Altarı'nın yanında Çanakkale Savaşı'na
katılan Erdem Dede Yatırı da bulunmaktadır.
Homeros, İlyada'sında; İda (Kaz) Dağı'ndaki Altar'dan şöyle bahseder:
"Uçup
giden tunç ayaklı, altın yeleli atların sırtında vardılar, canavarın
anası, kaynağı bol İda 'ya, Gargaran' daydı Zeus'un tapınağı, kokulu
sunağı. İnsanları, tanrıların babası durdurdu, atları çözüp sürekli bir
dumanla, koyu bir dumanla göz kamaştıran çalımıyla oturup dağın doruğuna
, Troia 'yı , Akalıların gemilerini süzdü."
Zeus ile Hera'nın aşkına da şahit olmuştur
Gargaran' daki Altar. İlyada'da şöyle anlatılır bu durum: "Hera,
dosdoğru yürüdü Gargaran doruğuna, İda'nın en yüksek tepesiydi bu.
Bulutları devşiren Zeus, onu gördü. Görür görmez aşk sardı düşünceli
kafasını."Ve Hera, Zeus'un dokuz eşinin birincisi oldu.
|