ŞEHİR DUVARLARI

Akropolis'teki duvarlar ve kuleler Helenistik çağda inşa edilmiş olmasına rağmen, daha sonra Bizans ve Türk dönemlerinde tamir edilmiştir. Duvarların inşa ediliş tarzı, bunun kolaylıkla görülmesini sağlar. Helenistik çağın duvar yapısı, aralarında kireç harç kullanılmak-sızın yuvarlak yüzeyli kayalardan meydana getirilen, oldukça ilkel bir duvar yapısıydı. Akropolis'ten daha da aşağıya, batı yönüne doğru yürüdükçe bu ilkel duvarların bazı bölümlerini görme imkanına sahip olabiliriz. Bu duvarlar, şehrin batı girişinde bütün heybetiyle ayakta durmaktadır. Akropolis'in doğu bölümünde ise , duvarların doğayla iç içe girip kaybolduğu, farklı bir tahrip olma şekline şahit olabiliriz. Doğal etkenlerin ve zamanın acımasızlığı bütün bu sanat eserlerinin tahrip olmasına sebep olmuştur.
Assos; attığımız her adımda, geçmiş zamanlar-daki Akrapol şehirlerinin tüm görkemini gözler önüne sermektedir

 

Assos'un örenleri l88l-1883 yıllarında J.T. Clarke'ın idaresi altında bulunan bir Amerikan arkeoloji heyeti tarafından incelenmiş ve kazılar yapılmıştır.Bu kazılardan çıkan eserlerden bazıları Louvre ve Boston müzelerine götürülmüştür. Bazı eserler de İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.


 

 

NEKROPOL ( MEZARLAR)

Antik çağın kentlerinde mezarlıklar; kente gelenlerin her biri bir anıt olan mezarları görsün, selamlasın diye kentin dışında ve genellikle yolun kenarında olurdu.1884 yılında kazıların sona erişinden sonra geçen zaman içinde, ortaya çıkarılan mezarların tümü tahrip olmuştur. 1981'de yeniden başlayan çalışmalar ile birlikte eskilerinin de onarımına başlanmıştır.Assos' un iki Nekropolü vardır. Birincisi ve asıl önemli olanı batı kapısına giden taş döşemeli yolun iki tarafına oturtulmuş Batı Nekropolü; diğeri doğu kapısı önündeki Doğu Nekropolü' dür. Batıda-kinde sıkça küp içine gömme yöntemi görülmektedir. Bir küp içine ikili gömme de yapılabilmekteydi.

Batı Anadolu' da M.Ö 6. yüzyılda çok rastlanan, yakarak (kremasyon) gömme tekniği Assos' ta da görülmektedir. Kazılar sırasında ölü küllerinin içine konduğu Urna adı verilen çömleklere çokça rastlanılmştır. Ortaya çıkarılan bu örnekler Çanakkale Müzesi'nde sergilenmektedir